Yeşil hareket içinde düşünce ve görüşlerin güncel siyasal zeminde ele alındığı böyle bir yayının eksikliği uzun zamandır hissediliyordu. Bir siyasi hareket açısından güçlü ve kalıcı olabilmenin en önemli koşulu, toplumda karşılık bulan görüşlere sahip olması kadar; bu görüşlerin, toplumsal hayatımızdaki kaçınılmaz değişimlerin getirdiği sorunlara cevap bulabilmesidir. Siyasi hareketler aynı zamanda, belirli görüşler ve bir politik duruşun toplum içindeki maddi varlığıdır. Değişim yaratacak kadar güçlü bir siyasi hareketin gelişmesi ise iki açıdan, – yani hem toplumsal sorunlara çözüm sunan düşünce ve görüşler hem de bunu sahiplenen bir toplumsal zeminden beslenme,- bu kaynakları çoğaltmak ile mümkündür. Böylece hareketin yeni koşullar karşısında sürekliliği mümkün olur. 

Yeşil siyasetin gelişmesi açısından da durum böyle. Bu anlamda öncelikle düşünsel kaynaklarını, birikimini arttırmaya ihtiyacı var. Bu sayede, savunduğu görüşler, karşıtları ile ele alındığı bir sürecin dinamizmi içinde çeşitli sınamalardan geçerek gelişebilir; deyim yerinde ise sürekli bilenip keskinleşebilir. Bugün yeşil siyasetin toplumsal tabanının büyümesi için öncelikle görüşlerinin böyle bir süreç içerisinde aktarılabilmesi gerekli. Yeşil Siyaset Dergisi olarak yola çıkarken bu anlamda üstümüze düşen sorumluluğun farkındayız. 

Gelişme tarihine bakılırsa, yeşil düşünce 20nci yüzyılın ikinci yarısından itibaren görünür oldu. O zamandan bu yana günümüz siyasetinin ana damarlarından biri haline geldi. yeşillerin önerileri dün, en hafifinden gerçekçi olmamak şeklinde dillendirilen çeşitli tepkiler alırken; bugün pek çok yerde ciddiye alınmakta ve uygulanmakta. Yeşillerin gelişmesi, ülkemizde de bütün olumsuz koşullara rağmen etkili oldu ve her ne kadar ülke siyasetinde rol oynayacak kadar büyümese de yeşil siyasi hareket olarak uzun zamandır var. Bugün ise gerek dünyada gerek ülkemizde geçtiğimiz yüzyılın koşullarından oldukça farklı bir durum olduğunu söylemek abartı olmaz. İklim değişikliğinin bir kriz halini aldığı bu dönemde, kapitalizmin yaşadığı küresel bunalımın etkileri ile bütün dünyada çözüm bekleyen önemli sosyal ve ekonomik sorunlar var. Buna karşılık geleneksel sağ ya da sol siyasi akımlar bu problemlerin çözümünde yetersiz kalıyor; değişen dünya koşullarına cevap veremiyorlar. Tek kutuplu dünyada yeni dengeler oluşurken kaçınılmaz sarsıntılar ve gelişmiş kapitalist ülkeler arasındaki emperyal güç çekişmeleri, sadece iklim kriziyle mücadeleyi olumsuz etkilemekle kalmıyor; aynı zamanda toplumsal sorunların çözümünde mevcut siyasi akımları dar bir alana kıstırıp, yeni fikirler, yeni çözümler üretmelerini daha da güçleştiriyor. Diğer yandan toplumların kafa karışıklığı ise, bu anlamda umut arayan insanların popülist, tepkisel söylemlerin etkisi ile otoriteye yönelmeleri tehlikesini büyütüyor. Kısaca dünyada ekonomik krizin ağırlığı altında büyüyen siyasi bir krizin belirtileri de artıyor. Tam bu noktada, özellikle Avrupa başta olmak üzere yeşil siyasetin bir umut olarak yükselmeye başlaması bir tesadüf değil. Görüş ve düşünceleri ile toplumsal, ekonomik ve ekolojik sorunlara karşı sunduğu çözümlerin yeni bir umut yaratması bunda en önemli etken. En az bunun kadar, uzun zamandır bu sorunlar karşısında bir alternatif olarak gittikçe daha hazır bir görüntü veren gelişmesi de önemli bir unsur. 

Toplumun bu kadar yoğun kafa karışıklığı yaşadığı, tutunacak sağlam ve umut veren yeni görüşlere açık olduğu şu günlerde yeşil siyasetin gelişmesinin yaşamsal bir değeri var. Bu bağlamda siyaset açısından gelişmelerin hız kazandığı günümüz koşullarında ülkemizde de yeşil siyaseti besleyecek bir düşünsel dinamizmin, yaşanan problemlere hayatta karşılığı olan yanıtlar bulmak için gereken zeminin oluşmasının aynı zamanda pratik bir önemi var. Ama bunun için gereken iradi çabalar olmazsa bu dinamizm yeterince güçlü olamaz. 

Bu perspektiften hareketle, Yeşil Siyaset Dergisinin, bir eksikliği tamamlamasını; yeşil hareketin gelişmesi ve ülkemizde de sorunlara yeşil cevaplar bulabilmesi için düşünsel açıdan besleneceği bir kaynak olmasını istedik; bu amaçla yola çıktık. Her aşamada kendimizi yenilemek, geliştirmek için okuyucularımızdan gelen eleştiri, görüş ve önerileri dikkate alarak yola devam edeceğiz. Yükselen yeşil dalganın ülkemizde de toplumsal umudun akacağı bir kanal açabilmesi için yeşil düşüncenin yaygınlaşmasına destek olabilirsek ne mutlu bize. Bu çabamızın elbette sizlerin katkıları ile büyüyeceğine inanıyoruz ve bu yolculuğa sizleri de davet ediyoruz.

Sevgiyle, saygıyla

Önceki İçerikYeşil Dalgadan Yeşil Ufuklara: Yeşiller Partisi (yeniden) Türkiye’de
Sonraki İçerikEkolojik Yıkımlar ve Bulaşıcı Hastalıklar (Salgınlar)